11 Nisan 2010 Pazar

Suskun Duvar..


Nasıl bir insansam ben.. İnsanları hep kırıyorum, üzüyorum.. Kardeşim bugün,"Neyin var senin, uzaylı gibi bakıyorsun" dedi bana. Sanki bir iki tane uzaylı görmüşlüğü var keratanın.. Bunu bana kardeşim söylüyor; en yakınım..! Bana ne olduğunu görebilseydim; keşke ruhumu bedenimden ayırıp kendime ne yaptığımı izleyebilseydim dedim bu gece..

Şu anki haliyet-i ruhiyemden kimin haberi var ki.. Öyle küçük şeylerle geliyor ki insanlar bana, yavaş yavaş çürütüyorlar an'ımı.. Birden büyük darbeler indirmiyorlar hayatıma; küçük vidalar çakıyorlar.. Onların duvarı olmak zorunda olmadığım halde susuyorum. Yüzeyimde raptiye çakıcak kadar bile boş yer kalmadığında susuşumun kutsal yanını görürler sanıyorum.

Susmalı mıyım? Onların duvarı olmalı mıyım? Enerjimi emen insanlara katlanmalı mıyım? Cevabımı biliyorum ve susuyorum..

Geçerken hayatıma uğrayan kişilerin ayak izlerinin kalıcı olmayacağını biliyorum. Ama beni gerçekten tanımayan bu insanların bana kızıp bağırıp çağırmasından da sıkıldım..! Artık böyle küçük şoklar için elverişli değil kalbim.. Zira kimseyi mutlu etmek zorunda olmadığımı, zaten herkesi memnun etmenin imkansız olduğunu öğreneli çok oldu..

Sevgiler hayat..!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder